90’lı Yılların En Tuhaf Fenomeni: Bir Dizi Karakteri Sırbistan’da Nasıl Halk Kahramanı Oldu?

Kanada’da yaşamını sürdüren ve çeşitli yapımlarda konuk oyuncu olarak yer almış eski aktör Rob Stewart, Facebook’ta gezinirken Tropical Heat adlı dizide canlandırdığı “Nick Slaughter” karakteri adına açılmış, 20.000 üyeli bir hayran grubuyla karşılaşır ve bu grubun büyük bir kısmını Sırplar oluşturmaktadır.
Peki, bu nasıl mümkün olabildi?

Rob Stewart, 20’li yaşlarının sonlarında, diğer projelerini finanse edebilecek bir rol kapma umuduyla oyunculuk seçmelerine katılmaya başladı ve 1990 yılında, Tropical Heat adlı yeni bir dizi için seçmelere katıldı. Kötü geçen seçmelere rağmen “Nick” rolünü kapmayı başardı. Nick Slaughter, kurgusal sahil kasabası Key Mariah’da ufak tefek hırsızlıklardan cinayetlere kadar her vakayı çözmeyi ve kadınları etkilemeyi başaran, Hawaii gömlekli bir karakterdi. Dizi, Kanada’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde üç sezon boyunca yayınlandı.

Normalde hikâye burada bitebilirdi. Ancak 1992 yazında, Yugoslavya’nın Slobodan Milošević liderliğinde dağılmasının ardından dizi Sırbistan’da yayınlanmaya başladı ve Tropical Heat bir kült haline dönüştü. Birleşmiş Milletler, Sırbistan’a yaptırımlar uygulamış, ülkeyi izole etmiş ve ekonomisini daraltmıştı. Yeni kurulan yerel televizyon kanalı TV Politika’nın program direktörü Robert Nemecek, Sırpların moralini yükseltmek için “pozitif, güneşli ve renkli” bir dizi arıyordu. dönemin en popüler sahil dizisi olan Baywatch’ı istiyordu ancak dizinin maliyeti çok yüksekti. İşte o sırada Tropical Heat masasına geldi.Tropical Heat için, “Kaotik görüntülerine maruz kalan izleyiciler için gerekli olan bir eğlenceydi. Rob’un yüzü de bir Sırp yüzüne sahipti.” diyor Nemecek. Dizi büyük bir hit oldu ve Rob Stewart da bir yıldıza dönüştü. Sırplar için dizinin cazibesi, ülkedeki kaostan kaçış aracı olmasıydı. Ancak zamanla dizi tuhaf bir yöne evrildi: Nick Slaughter, Milošević karşıtı hareketin sembolik kahramanlarından biri hâline geldi.

17 Kasım 1996’da, Milošević’in yerel seçimleri manipüle etme girişimine tepki olarak ülkede protestolar başladı. 90’lı yılların ortalarında, Žarkovo semtinden genç bir grafiti sanatçısı, kırmızı bir binanın dış cephesine parlak mavi sprey boyayla “Sloteru Niče, Žarkovo ti kliče!!!” yazmıştı. Bu kafiyeli sloganın anlamı “Nick Slaughter, Žarkovo seni selamlıyor!” şeklindeydi. Kısa süre sonra “Slotera Nika, za predsednika” (“Nick Slaughter başkanlığa”) ve “Svakoj majci treba da je dika, koja ima sina k’o Slotera Nika” (“Her anne, Nick Slaughter gibi bir oğlu olduğu için gurur duymalı”) gibi kafiyeli sloganlar protestocuların pankartlarında ve rozetlerinde görülmeye başlandı.

Kendisi adına şarkı bile yazılmıştı. O dönemde Sırp punk grubu Atheist Rap, “Slaughteru Nietzsche” adlı şarkıyı yayımladı:
“Bize daha iyi bir yarın getiriyorsun,
Uluslar ve insanlar arasında barış sağlıyorsun,
Slaughter Nick, Sırbistan seni selamlıyor!”


Şubat 1997’de Milošević geri adım attı. Aynı yıl Tropical Heat dizisinin Sırbistan’daki yayın hayatı da sona erdi.

Dizinin yapımcı şirketi 2001’de iflas etti, ancak Sırplar Nick Slaughter’ı asla unutmadı. 2008 yılında hayranlar “Tropical Heat/Nick Slaughter” adlı bir Facebook sayfası kurdu ve sayfa zamanla çoğu Sırp olan 20.000’den fazla üyeye ulaştı.

Sayfa açıldıktan iki ay sonra, Nick Slaughter karakterini canlandıran Rob Stewart bu sayfaya tesadüfen rastladı. O dönemde işsiz olan ve oğluyla birlikte yaşayan Stewart, Meksika’da çalışan görüntü yönetmeni eşiyle iletişim kurmak için Facebook’a katılmıştı. Bir gece, dizinin hâlâ yayınlanıp yayınlanmadığını ve kendisine telif getirip getirmeyeceğini öğrenmek için Tropical Heat araması yaptı.

Bu arama onu hayran sayfasına götürdü. Sayfa yöneticisine yazdı ve Nick Slaughter’ın Milošević döneminde nasıl bir efsaneye dönüştüğünü anlatan bir e-posta aldı. Stewart bu maili aldıktan sonra komşusu Marc Vespi’ye “Sırbistan’da ünlüyüm!” dedi.

Altı ay sonra, Stewart ve komşusu Marc Vespi Balkanlar’a giden bir uçaktaydı. Marc Vespi bir belgeselciydi ve bu yaşananlara dair bir belgesel çekeceklerdi… Slaughter Nick for President ismini verdikleri bu belgesel ile, Stewart ve Vespi’nin Haziran 2009’da Belgrad ve Novi Sad’a yaptıkları yolculuğu anlatacaklardı.

Stewart’ı, iki hafta boyunca Hawai gömlekli kalabalık hayran grupları ve ellerinde Tropical Heat DVD’leriyle her yaştan hayranları karşıladı. Belgeselde, bir kadın hayran Stewart’a şöyle diyordu: “Burada sen bir tanrı gibisin. Nick Slaughter’ın olduğu her yerde her şey mümkün.” Kadın, bebekken babasının onu susturmak için dizinin şarkısı “Anyway the Wind Blows”u dinlettiğini de söyledi.

Belgesel çekimleri sırasında Stewart, yerel bir bilgisayar ekipmanı reklamında oynadı, Hawaii gömleğini giyerek yarışma programlarına katıldı, Žarkovo’da bir ağaç dikti, film galalarına ve moda gösterilerine katıldı.

“Slaughter Nick for President” belgeselini, aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:

Paylaş