Yaşam

Picasso’nun Yugoslav Aşkı : Teodora Marković

Sanat dünyasında Dora Maar adıyla tanınan Teodora Marković, Pablo Picasso’nun hem sevgilisi hem de ilham perisiydi. İkilinin ilişkisi, 1936 yılında Paris’te tanışmalarının ardından başladı ve kısa sürede çalkantılı bir aşk hikâyesine dönüştü. Dora Maar, Fransa’da büyümüş, ünlü Yugoslav mimar Josip Marković’in kızıydı. Picasso’nun hayatına girmesiyle birlikte hem sanatçının özel yaşamında hem de sanatsal üretiminde önemli

Ay’dan Belgrad’a: Tito’ya Verilen Dünyadışı Hediye

Neil Armstrong ve Buzz Aldrin, Temmuz 1969’da Ay’ın yüzeyine ayak basarken, Michael Collins ay yörüngesinde onları bekliyordu. Dünya’ya döndükten sonra üç astronot, küresel çapta üne kavuştu ve tarihin en büyük teknolojik başarılarından birinin sembolü hâline geldi. Amerikan yönetimi kısa süre sonra astronotları “Giantstep” adı verilen büyük bir iyi niyet turuna çıkardı. Bu tur kapsamında dört

Yaşar Kemal: “Diyarbakırdaki Göçmen Köylerini Gezerken Neler Gördüm?”

Türkiye’nin uçsuz bucaksız coğrafyasında acının, yoksulluğun ve insan direncini sınırlayan koşulların izini sürmek, Yaşar Kemal’in edebiyatının olduğu kadar usta gazeteciliğinin de temelini oluşturur. Büyük ustanın 1951’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bu ilk yazısı planlı ya da plansız devlet politikalarının insan hayatında açtığı onulmaz yaraları ve yerel ağalık düzeninin ezici çarklarını gözler önüne seren tarihsel bir belge

Vodina’dan Kömürpazarı’na

Bazı göçler yalnızca insanları yerinden etmez. İki şehrin karakterini de değiştirir. Vodina ile Adapazarı arasında yaklaşık yüz yıl önce yaşanan şey biraz böyle. Bugün Yunanistan haritalarında Edessa diye geçen Vodina’nın adı bile suyla ilişkili. Slavca voda, su demek. Şehrin içinden geçen sular platonun kenarına ulaşıyor ve yaklaşık 70 metre aşağı dökülüyor. Yüzyıllar boyunca bu su

1923 MÜBADELESİNİN ANLAŞILMAYAN HALKI: PATRİYOTLAR

Patriyotların durumunu anlamak için öncelikle yanlış anlaşılan iki noktaya değinmekte fayda vardır: Bunlardan birincisi, 1923 mübadele anlaşması “Türk-Yunan” değişimi değildi. Din temelli bir değişim olup “Müslüman-Ortodoks” değişimiydi. İkinci olarak da iskan politikasına değinmek gerekir. İskan politikasının temelde iki amacı vardı. Bunlardan birincisi fethedilen topraklarda Türkleşmeyi sağlayarak fethi kalıcı hale getirmek, ikincisi ise Selçuklu Devleti’nin devamı

BALKANLAR’IN MEKÂNSAL HAFIZASI: BAYRAMPAŞA

İnsan bir mekândan ayrıldığında, mekân da ondan ayrılır mı? Bir şehir gerçekten geride bırakılabilir mi? Çocukluğun sesleri, bir sokağın gölgesi, bir avlunun sessizliği sınırların ötesinde yaşamaya devam edebilir mi? Yoksa şehirler yalnız haritalarda mı kalır? İnsan bir yerden giderken ardında yalnız evleri ve sokakları mı bırakır? Yoksa o yer de insanla birlikte yeni bir yolculuğa

Seçimlerde Balkan Mizahı: Ljubiša Preletačević Beli

Sırbistan siyaset tarihi çok ilginç ve renkli karakterlere ev sahipliği yaptı. Ancak bu karakterlerin hiçbiri 2017 yılında ortaya çıkan genç bir adam kadar dünyayı şaşırtmadı. Luka Maksimović isimli 25 yaşındaki bir iletişim öğrencisi, arkadaşlarıyla birlikte tamamen şaka amaçlı hayali bir siyasetçi yarattı. Bu hayali karakterin adı Ljubiša Preletačević Beli oldu. Karakterin soyadı olan “Preletačević”, Sırpçada

Avrupa’yı Kendine Hayran Bırakan Deliormanlı Pehlivan

Yağlı güreş, Türk kültürünün köklü gelenekleri arasındadır. Bu spor yüzyıllar boyu yiğitlik, asalet ve centilmenliğin bu topraklardaki sembolü olarak dünyaya nam salan birçok efsane sporcu da çıkarmıştır. Katrancı Mehmet Pehlivan da bu şanlı geleneğin yetiştirdiği en güçlü cihan pehlivanlarından biridir. O, hem Osmanlı topraklarındaki zaferleriyle hem de Avrupa’daki üstün başarılarıyla adını Türk güreş tarihine altın

Balkan İnsanı Ne Kadar İnatçı Olabilir?

Saraybosna’ya gidenler şehir merkezinde, nehrin kenarında şu anda restoran olarak kullanılan ve üzerinde “Inat Kuća” yazan bir ev görürler. Bu evin gerçekten de bir inat yüzünden adı böyle. Hikâye, 1800’lerin sonunda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun şehri baştan aşağı yenilemeye karar vermesiyle başlıyor. İmparatorluk yetkilileri, nehir kenarına devasa bir belediye binası, yani bugünkü Vijećnica’yı yapmak için kolları sıvıyorlar.

Tuna’dan Fırat’a Bir Göç Hikâyesi: Kovancılar

Elazığ’ın ortasında, hikayesi binlerce kilometre ötedeki Balkanlar’a uzanan bir ilçe var: Kovancılar. Burası bir halkın kalbinde taşıdığı gelenek ve anılarını, bomboş bir coğrafyada nasıl yeniden canlandırabileceğinin en güzel örneğidir. 1934 yılında, bugün Romanya sınırları içindeki topraklardan göç etmek zorunda kalan Balkan Türkleri, Anadolu’nun bağrına kurdukları bu ilçede halk hem Balkanlar’dan getirdikleri gelenekleri ve isimleri yaşatmış