Sanat

Bizim Sesimiz de Duyulsun!

Biraz teknik bilgi, antene benzeyen bir direk ve aklına gelen herhangi bir konu… Belki fazla basitleştirdim ama bunlar (yasa dışı da olsa) bir amatör radyo kurmak için gerekli olan şeyler. Bugün izlediğim, 1970 yılında Krsto Papić’in Yugoslavya’nın kırsal kesimindeki korsan radyolar hakkında yaptığı 16 dakikalık “Nek se čuje i naš glas” belgeseli de benim bu […]

Ohri’de Kültürel Hafızanın İzleri: MOTİF

Ohrili genç bir ressam olan Esra Dehar’ın 12 Mayıs’ta Ohri Grigor Prlicev Kültür Merkezi‘nde açılan ilk kişisel resim sergisi MOTİF, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. MOTİF, farklı kültürlerin birbirine dokunduğu görünmez hikâyelerin izini süren bir seridir. Esra Dehar, geleneksel motifleri yalnızca geçmişe ait estetik öğeler olarak değil; kuşaklar boyunca taşınan hafızanın, kimliğin ve aidiyetin sessiz tanıkları olarak

Biraz Ekmek Biraz da Tuz

Leb i Sol, 1970’lerin ortasında Üsküp’te kurulan Balkan müziğinin en güzel örneklerinden biri. İsimleri Makedonca’da “Ekmek ve Tuz” anlamına geliyor. Hayattaki en basit ama değerli şeyler ekmek ve tuzdur ya, işte bu grup, tam bu sıcaklık ve samimiyetle yola çıkmış. Müzikleri de isimleri gibi sıcak, sade ve hemen dinleyeni saran bir yapıda diye düşünüyorum. Onları

Karaula: Çöküşün Kısa Bir Provası

1980’lerin sonunda, hiçliğin ortasında bir sınır karakolu. Betondan bir kulübenin içinde yaşayan bir grup asker ve onların aksi ve huysuz komutanları, Boşnak Teğmen Safet Pašić, bulundukları ıssız dağdaki tek insan belirtisi. En yakın kasaba desen, bir köyden farksız. Bu ıssızlık, askeriyenin monotonluğuyla birleşince hayat haliyle çok sıkıcı oluyor, ki filmimizinana karakteri, Hırvat er ve de

Kurşun İzleri Arasında Yazılmış Şarkılar: Dino Merlin ve Kaybolan Yugoslavya’nın Sesi

Saraybosna’yı tek bir sese sığdırmak mümkün olsaydı, o ses büyük ihtimalle Dino Merlin olurdu. Çünkü o yalnızca bir şarkıcı değil; birçoğumuz için Yugoslavya’nın dağılmasını, Saraybosna kuşatmasını, göçleri, aşkları, kayıpları ve Balkan insanının o garip “hem çok neşeli hem de çok yaralı” ruh hâlini melodilere dönüştüren bir hikâye anlatıcısı. İlginç olan şu ki bugün stadyum dolduran,

Ko To Tamo Peva: Ölüme Doğru Trajikomik bir Otobüs Yolculuğu

Tarih 5 Nisan 1941. Güneşli bir cumartesi sabahı, bir grup insan hiçliğin ortasında onları Belgrad’a götürecek otobüsü bekliyor. Sürekli öksüren hasta bir adam Belgrad’da şifa bulacağını umuyor, huysuz bir savaş gazisi oğluna para götürmeye gidiyor, sesi pek de güzel olmayan bir şarkıcı bir restoranda iş bulacağına inanıyor ve Alman hayranı, aksi adam ile aşırı saf

Yugoslavya’nın Hâlâ Susmayan Yankısı: Bijelo Dugme

Bazı müzikler dinlenmek için değil, birlikte hatırlamak için vardır. Balkan diasporasında bir masada, gecenin bir yerinde bir şarkı başlar. Önce biri mırıldanır, sonra diğeri katılır, sonra bir kimsenin mükemmel söylemediği ama ısrarla susmadığı bir koro çıkar ortaya. Bizi her yerde hâla bir araya getiren, hâlâ Yugoslavya’yı bir tutan o ses, çoğu zaman Bregovic’in elinden çıkmış

Bulgaristan’da İşçi Hareketinin Başladığı Yer: Buzluca

1891 yılının ağustos ayında, Balkan dağlarının yüksek noktalarından biri olan Hacı Dimitar Zirvesi’nde bir grup Bulgar aktivisti gizlice toplandı. Bu gizli buluşmanın nedeni, dönemin siyasi koşulları içinde örgütlenmenin zor olmasıydı. Toplantıya katılanlar, Avrupa’da yayılmakta olan sosyalist fikirlerden etkilenmişti. Amaçları, Bulgaristan’da işçi sınıfını temsil edecek bir siyasi yapı kurmaktı. Sanayileşmenin yeni yeni başladığı ülkede işçiler uzun

Iggy Pop ve Goran Bregović Aynı Şarkıda Buluşunca…

1990’ların başında çekilen Arizona Dream, yönetmen Emir Kusturica’nın en özgün işlerinden biri olarak öne çıkar. Filmin müzikleri ise Balkan müziğini modern dünyaya taşıyan Goran Bregović tarafından bestelenmiştir. Bu projede, Amerikan punk müziğinin güçlü ve kendine has sesi Iggy Pop da yer alır. Böylece farklı müzik geleneklerinden gelen iki sanatçı, aynı filmde bir araya gelerek dikkat

Valter Brani Sarajevo’ya Dair

Sinemada bazı filmler vardır; bir hikaye anlatmanın ötesinde izleyiciler için bir fikre, bir sembole dönüşür. 1972 yapımı Valter brani Sarajevo, tam da bu türden bir film. Yugoslav sinemasının en önemli savaş filmlerinden biri olarak kabul edilen bu yapım, yönetmen Hajrudin Krvavac’ın ustalıklı anlatımıyla yalnızca bir direniş hikâyesi sunmakla kalmaz; kolektif hafızanın nasıl inşa edildiğine dair