Kültür

Kepirtepe Köy Enstitüsü: Bir Eğitim Devriminin Hikâyesi

Cumhuriyet tarihimizin en özgün eğitim hamlelerinden biri olan Köy Enstitüleri, “eğitim içinde üretim, üretim içinde eğitim” ilkesiyle Anadolu’nun kaderini değiştirmek amacıyla kurulmuştu. Bu sistemin Trakya ayağındaki en önemli temsilcisi ise Lüleburgaz’da yükselen Kepirtepe Köy Enstitüsü’ydü. 1930’lu yıllarda Türkiye’nin büyük bir kısmı köylerde yaşıyordu, ancak okuma-yazma oranı ve teknik bilgi seviyesi oldukça düşük seviyelerdeydi. Köylülere sadece […]

Fićo: Yugoslavya’nın Efsane Arabası Zastava 750

Yugoslavya’nın tozlu yollarında bir zamanlar küçük ama efsanevi bir araba dolaşıyordu: Fićo. Resmi adıyla Zastava 750 aslında İtalya’dan Balkanlar’a gelmiş bir arabaydı; çünkü temelinde Fiat 600 vardı. Ama Yugoslav halkı bu arabayı öyle bir benimsedi ki kısa sürede sıradan bir otomobil olmaktan çıktı, neredeyse ailenin bir parçasına dönüştü. Kragujevac’taki fabrikadan ilk çıktığında kimse bu küçücük

Kosova’da Geleneksel Nazar Makyajı ve Fehmije Murati’nin Hikâyesi

Kosova, Prizren’in dağlık bölgesi Planjane’de yaşayan Fehmije Murati, yüzyıllardır süregelen düğün ve nazar makyajı kültürünü günümüzde sürdüren nadir değerli kişilerden biri. Geçmişte bir hafta, günümüzde ise bir gün süren düğün geleneğinde geline yapılan “nazar makyajı”nın kötülüklerden koruduğuna ve mutlu bir evliliği sürdürdüğüne inanılmaktadır. Şar Dağları’nın eteklerinde yaşayan köy halkı zorlu kış mevsimi, arazi şartları ve

Yambol Kukeri Festivali: Bulgaristan’ın En Gizemli Bahar Ritüeli

Bulgaristan’ın güneydoğusunda yer alan Yambol, yılın büyük bölümünde sakin bir şehir gibi görünür. Ancak kışın sonuna doğru şehir bambaşka bir atmosfere bürünür. Sokaklarda dev maskeler dolaşmaya başlar, beline ağır çanlar bağlamış insanlar ritmik adımlarla yürür ve tüm şehir bir gürültüyle yankılanır. İşte bu, Yambol Kukeri Festivalinin başladığının işaretidir. Kukerlandia olarak da bilinen bu festival ilk

Balkanların Ruh Terapisi: Kafana

Balkanlar’ı gerçekten anlamak istiyorsanız bir kafanaya oturmanız gerekir. Çünkü bu coğrafyanın ruhu, müzelerde ya da meydanlarda değil; dumanlı masaların, kahve kokusunun ve yavaş akan sohbetlerin içinde saklıdır. Bir kafanaya adım attığınızda zamanın dışarıda kaldığını hissedersiniz. Burada hayatın temposu farklıdır. Balkanların meşhur “polako” anlayışı, yani her şeyi ağırdan alma hali, masalara sinmiş gibidir. Gün çoğu zaman