Ufuk Yazıcı

Arnavutluk’un Koruyucu Ayıları

Arnavutluk sokaklarında yürürken başınızı yukarı kaldırdığınızda, anlam vermesi oldukça güç bir manzarayla karşılaşırsınız. Yeni bitmiş lüks bir apartmanın balkonunda ya da henüz sıvası dahi yapılmamış bir inşaatın tepesinde, boynundan iple asılmış peluş oyuncak ayılar sallanır. Bu oyuncaklar genellikle mağaza vitrinlerindeki gibi sevimli ve temiz değildir. Yağmurun, çamurun ve güneşin altında yıllarca kaldıkları için renkleri solmuş, […]

Geçmişle Geleceğin Buluştuğu Yer

Bulgaristan’ın en eski ve en güzel şehirlerinden biri olan ve birçok Osmanlı yapısına ev sahipliği yapan Filibe (Plovdiv), bana kendimi zaman makinesindeymiş gibi hissettirdi. Çünkü burada yüzlerce yıllık geçmişe sahip birçok yapı var. Onlardan biri de şehrin ortasında, gökyüzüne doğru yükselen devasa kubbeleriyle hemen dikkat çeken, Osmanlı döneminden günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış olan tarihi

Avrupa’yı Kendine Hayran Bırakan Deliormanlı Pehlivan

Yağlı güreş, Türk kültürünün köklü gelenekleri arasındadır. Bu spor yüzyıllar boyu yiğitlik, asalet ve centilmenliğin bu topraklardaki sembolü olarak dünyaya nam salan birçok efsane sporcu da çıkarmıştır. Katrancı Mehmet Pehlivan da bu şanlı geleneğin yetiştirdiği en güçlü cihan pehlivanlarından biridir. O, hem Osmanlı topraklarındaki zaferleriyle hem de Avrupa’daki üstün başarılarıyla adını Türk güreş tarihine altın

Bulgaristan’da İşçi Hareketinin Başladığı Yer: Buzluca

1891 yılının ağustos ayında, Balkan dağlarının yüksek noktalarından biri olan Hacı Dimitar Zirvesi’nde bir grup Bulgar aktivisti gizlice toplandı. Bu gizli buluşmanın nedeni, dönemin siyasi koşulları içinde örgütlenmenin zor olmasıydı. Toplantıya katılanlar, Avrupa’da yayılmakta olan sosyalist fikirlerden etkilenmişti. Amaçları, Bulgaristan’da işçi sınıfını temsil edecek bir siyasi yapı kurmaktı. Sanayileşmenin yeni yeni başladığı ülkede işçiler uzun

Belgrad’ın Beton Devleri: Genex ve Toblerone’a Mimari Bir Yolculuk

Belgrad’ın Beton Devleri: Genex ve Toblerone’a Mimari Bir Yolculuk Belgrad’ın siluetine uzaktan baktığınızda ilk dikkat çeken şey parlak cam kuleler ya da modern gökdelenler değildir. Aksine, gökyüzüne doğru yükselen gri, ağır ve neredeyse heykelsi beton yapılar sizi karşılar. Bu şehirde beton yalnızca bir yapı malzemesi değil; bir dönemin ruhunu, ideolojisini ve estetik anlayışını taşıyan bir

Üsküp Tren Garı ve 05.17’de Duran Saatin Hikâyesi

Geçen yıl Üsküp’e gittiğimde şehir merkezinde dolaşırken Üsküp Tren Garı’nın eski binasına denk geldim. Bu binanın Üsküp’teki diğer binalardan farklı olarak hiç restore edilmediğini ve saatinin de çalışmadığını fark ettim. Saat 05.17’de durmuştu. Peki ama neden? Binanın dış cephesinde çatlaklar ve kırık kısımlar net şekilde görülüyor. En dikkat çeken detay ise yukarıdaki saat. Saat 05.17’de

Mudrijada: Sırbistan’ın En Tuhaf Yemek Festivali

Sırbistan’da adını ilk duyduğunuzda “Yok artık!” diyeceğiniz bir festival düzenleniyor: Mudrijada. Sırp argosunda testis anlamına gelen bu kelime, yarışmanın içeriğini de çok iyi özetliyor aslında: Dünya Testis Pişirme Şampiyonası. Ancak bu yarışma sadece isminin tuhaflığıyla değil, arkasındaki insan hikâyesiyle de dikkat çekici bir etkinlik. Hikâyenin merkezinde, Sırbistan’ın kırsalında yaşayan Ljubomir Erović var. Yıllarca aşçılık yaptıktan

Hırvatistan’daki Hayalet Oteller: Adriyatik Kıyılarının Terk Edilmiş Mekanları

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyılarında gezerken ilginç bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Bir yanda tertemiz deniz ve tatil yapan insanlar, diğer yanda ise terk edilmiş, camları kırılmış kocaman oteller. Bu oteller aslında eskiden çok popülermiş. Özellikle 1960–1980 yılları arasında, Yugoslavya döneminde, burası en gözde tatil bölgelerinden biriymiş. İnsanlar yaz tatili için buraya gelir, denize girer, otellerde konaklarmış. Yani buralar

Tjentište Anıtı’nın Hissettirdikleri: Brütalizm ve Sanat

İki yıl önceki Bosna Hersek gezimde ilk durağım elbette Saraybosna‘ydı ancak internette fotoğraflarını gördüğüm Tjentište Anıtı da brütalizm meraklısı bir mimar olarak uzun süredir görmek istediğim bir eserdi. Saraybosna’dan sabah erken saatlerde yola çıktık. Şehirden uzaklaştıkça manzara değişmeye başladı. Beton binaların yerini yavaş yavaş dağlar, ormanlar ve derin vadiler aldı. Bosna Hersek’in muhteşem doğasında yaptığımız

99 Kubbesiyle Çok Tartışılan Priştine’deki Kosova Milli Kütüphanesi

Kosova’yı ziyaret ettiğimde ilgimi en çok çeken yapı Kosova’nın başkenti Priştine’de yer alan Kosova Milli Kütüphanesi’ydi. Balkanlar’daki en ilginç ve tartışmalı mimari tasarımlardan biri olan bu bina hakkında yıllardır konuşuluyor. Onu en çirkin mimari yapılar arasında bile gösteriyorlar ancak sıra dışı tasarımıyla konuşulmaya ve tartışılmaya değer olduğunu söyleyebilirim. Kütüphane, Hırvat mimar Andrija Mutnjaković tarafından tasarlanmış