99 Kubbesiyle Çok Tartışılan Priştine’deki Kosova Milli Kütüphanesi

Kosova’yı ziyaret ettiğimde ilgimi en çok çeken yapı Kosova’nın başkenti Priştine’de yer alan Kosova Milli Kütüphanesi’ydi. Balkanlar’daki en ilginç ve tartışmalı mimari tasarımlardan biri olan bu bina hakkında yıllardır konuşuluyor. Onu en çirkin mimari yapılar arasında bile gösteriyorlar ancak sıra dışı tasarımıyla konuşulmaya ve tartışılmaya değer olduğunu söyleyebilirim.

Kütüphane, Hırvat mimar Andrija Mutnjaković tarafından tasarlanmış ve 1982 yılında yapımı tamamlanarak açılmış. Yaklaşık 16 bin metrekarelik bir alana yayılan bina, klasik kütüphane mimarisinden oldukça farklı bir anlayışla inşa edilmiş. Yazının devamında anlatacağım mimari detaylar yüzünden yapılan tartışmalara Mutnjaković yıllar sonra verdiği bir röportajda Daily Sabah gazetesine şöyle karşılık vermiştir:

“Her mimar gibi ben de binama aşığım. İnşa edilmesinden onlarca yıl sonra bile hâlâ ayakta durduğunu ve insanların hakkında konuşmaya devam ettiğini görmek beni mutlu ediyor.”1

Binayı görenlerin ilk dikkat ettikleri şey şüphesiz kütüphanenin çatısındaki kubbelerdir. Farklı büyüklüklerde çok sayıda beyaz kubbe yapının üzerine yerleştirilmiştir. Bu kubbeler sadece estetik bir görüntü oluşturmak için değil, aynı zamanda iç mekânı doğal ışıkla aydınlatmak için tasarlanmıştır. Gün ışığı kubbelerden süzülerek okuma salonlarına yayılır ve kütüphanenin içinde okumayı kolaylaştıran bir aydınlık oluşur. Bu kubbeler tam 99 tanedir ve her biri birbirlerinden farklı boyutlardadır.

Bununla birlikte yapının kubbeleri hakkında farklı yorumlar da vardır. En bilinen görüşlerden biri, kubbelerin Arnavutların geleneksel şapkası olan plisiyi andırdığı yönündedir. Başka bir yorum ise kubbe formunun Balkan mimarisindeki farklı unsurları bir araya getirdiğini ve özellikle Prizren ile Peć Patrikhanesi çevresindeki Osmanlı hamam mimarisini hatırlattığını öne sürer.

Kosova Ulusal Kütüphanesi’nin mimarlık dünyası tarafından yıllardır konuşulan bir diğer çarpıcı özelliği ise dış cephesindeki metal örgülerdir. Yapının tamamını saran bu ağ formu uzaktan bakıldığında dev bir balık ağını andırır. Bu tasarımın hem sembolik hem de işlevsel bir amacı vardır: bir yandan güneş ışığını filtrelerken diğer yandan içerideki bilgi hazinesini koruyan bir “kabuk” fikrini temsil eder.

Binanın mimarı Andrija Mutnjaković, tasarımında Bizans ve İslam mimarisine ait formları bir araya getirdiğini ve Balkanların tarihsel mimari mirasını modern bir anlayışla yorumlamayı amaçladığını belirtir. Bazı araştırmacılara göre ise proje, Balkanlar’daki Romanesk öncesi mimari geleneklerden esinlenen ve modern tekniklerle yeniden yorumlanan bir tasarım olarak değerlendirilebilir. Mimarın bu konudaki açıklaması şöyledir:

“Bu bina yalnızca bir kütüphane değil; Balkan mimarisinin ve farklı kültürlerin buluşmasını anlatan bir yapı.”2

Kütüphanenin içinde geniş okuma salonları, araştırma alanları, arşiv bölümleri ve konferans salonları bulunur. Zaman içinde büyüyen koleksiyonuyla birlikte burası yalnızca bir kitap deposu değil, aynı zamanda Kosova’nın önemli kültürel merkezlerinden ve turistik destinasyonlarından biri hâline gelmiştir.

Maalesef bina, Kosova’nın yakın tarihinde zor dönemler de yaşamıştır. 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan savaş sırasında yapı farklı amaçlarla kullanılmış ve zarar görmüştür. Savaş sonrasında yapılan restorasyon çalışmalarıyla yeniden kütüphane işlevine dönmüş ve kültürel hayata tekrar kazandırılmıştır.

Bugün Priştine’nin silüetinde kubbeleri ve metal ağıyla hemen fark edilen Kosova Milli Kütüphanesi, tüm tartışmalara ve savaşlara rağmen şehrin en güçlü mimari sembollerinden biri olmayı sürdürmektedir.

  1. https://www.dailysabah.com/life/pristinas-national-library-architectural-marvel-or-eyesore/news?utm_source=chatgpt.com
    ↩︎
  2. https://www.dailysabah.com/life/pristinas-national-library-architectural-marvel-or-eyesore/news?utm_source=chatgpt.com
    ↩︎
Paylaş