Belgrad’ın bir hayaleti olduğunu biliyor muydunuz?
Belgrad sokaklarındaki lüks arabaları “ödünç alıp” bu araçlarla tur atan ve işi bittikten sonra arabayı, üzerinde tek bir çizik bile olmadan, deposu dolu şekilde aldığı yere bırakan Vlada Vasiljević ile tanışın.
Vlada, 1950 yılında Belgrad’da doğdu ve Dorćol sokaklarında büyüdü. Geçimini kamyon şoförlüğü yaparak sağlıyordu. Şoför koltuğunda oturmanın, gaz vermenin ve tehlikeli virajlara son sürat girmenin cazibesine ise karşı koyamıyordu. Halk arasında “Vasa Opel” ve “Vasa Ključ” olarak tanınırdı. “Vasa Opel” lakabını, Opel marka araçları ödünç almayı sevdiği için; “Vasa Ključ” lakabını ise Belgrad’daki tüm arabaları anahtarsız şekilde açıp çalıştırabildiğini söylemesi nedeniyle aldı.
Vlada, kendi durumunu şöyle açıklıyordu: “Beni araba çalmaya iten şeyin ne olduğunu bilmiyorum. Ceza almamı gerektirecek şeyler yaptığımı biliyorum, ama arabadayken dışarı çıkmak istemiyorum.”
Vlada’nın ülke çapında tanınmasını sağlayacak olay ise Ağustos 1979’da yaşandı. Sırp tenisçi Ivko Plečević’in Berlin’de bir turnuvada ödül olarak kazandığı beyaz renkli Porsche 911 F model aracı çalındı ve bu araç, Belgrad sokaklarında yapılan hızlı, akrobatik gece yarısı gezintileriyle şehirde sansasyon yaratmaya başladı. Direksiyondaki kişi Vlada’dan başkası değildi.
Vlada, bazen polis telsizlerine sızarak, bazen de radyo istasyonlarına bağlanarak polise adeta meydan okuyordu. Sürüş esnasında hangi rotayı izleyeceğini ve ne tür şovlar yapacağını herkese duyuruyordu.
İnsanlar günler boyunca, geceleri dışarı çıkarak Vlada’nın çılgın yolculuğunu ve polisin onu yakalamak için yaptığı başarısız girişimleri adeta bir futbol maçı izler gibi izledi. Vatandaşlar ona hayrandı, ama polis için kendisi tek kelimeyle kabustu. Fanjo olarak bilinen ünlü bir müfettiş de sürece dahil oldu; ancak o da Vlada’yı durdurmayı başaramadı. Polisin çaresiz çırpınışları, Vlada’yı otoriteye karşı isyanın simgesi hâline getirdi. Bu meydan okumalar sonucunda bir türlü yakalanamadığı için halk arasında Vlada’ya “Belgrad Hayaleti” lakabı takıldı.
Bu süre zarfında Belgrad Hayaleti’nin fotoğrafını yalnızca bir kişi çekebildi. Yugoslav Havayolları’nda çalışan Ilija Bogdanović, çektiği bu fotoğrafı polise teslim etmeyi reddetti. Bu konu hakkında kendisi şu açıklamayı yapıyor: “Şans eseri, o zamanlar New York’tan birkaç gün önce satın aldığım iyi ekipmanlarım vardı. Bu fotoğraf benim için bir meydan okumaydı. Onun ölümsüzleşmesini sağladım.”
Bu olaylar yaşanırken, Küba’daki Bağlantısızlar Hareketi Zirve Konferansı’nda bulunan Josip Broz Tito’nun ülkeye dönmek üzere olduğu haberini alan polisler, Belgrad Hayaleti’ni etkisiz hale getirmek ve seyircileri sokaklardan uzaklaştırmak için önlemlerini daha da katılaştırmaya ve Vlada’ya çeşitli tuzaklar kurmaya karar verdiler. Vlada’nın gövde gösterisini, kuracakları barikatlar ile durduracaklardı.
Olayların onuncu gününde Vlada, Slavija Meydanı’nda polisler tarafından kurulan otobüs barikatına çarpmasına rağmen, kazadan önce arabadan atlayarak seyirciler arasına karıştı ve izini kaybettirdi. Kazalı Porsche ise Ivko Plečević’e iade edildi. Birkaç gün sonra polise gelen bir ihbar üzerine Vlada, evinde yakalandı.
Belgrad Bölge Mahkemesi hakimi, “araba hırsızlığı ve trafik güvenliğini tehdit” suçları nedeniyle Vlada’yı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Vlada, kardeşinin kendisini ziyaret etmesinin ardından cezaevinden kaçmayı başardı; ancak üç gün sonra geri döndü. Gerekçe olarak da “Polisin bu olayda kazanan taraf olduğunu düşünmemesi için kaçtım.” diyerek kendine has tutumunu sürdürse de, firar etmesi nedeniyle 30 gün boyunca hücre hapsine çarptırılmaktan kaçamadı. Vlada, bu olaydan sonraki hapishane yaşamında ise uyumlu bir tutum sergiledi.
Vlada, hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra, Požarevac yakınlarındaki otoyolda; arkadaşının sürücü koltuğunda, kendisinin ise yolcu koltuğunda bulunduğu Lada’ya çarpan kamyon nedeniyle 32 yaşında hayatını kaybetti. Kamyon şoförünün milis güçlerinden olması, Vlada hastaneye kaldırıldığı sırada hastane ziyaretlerinin yasaklanması ve Vlada’ya dair emniyetteki dosyaların “kaybolması”, bu kazanın bir suikast olabileceği yönündeki soru işaretlerini hala cevapsız bırakmaktadır.

Ayrıca tüm bu yaşananların anlatıldığı, Jovan Todorović’in yönettiği ve 2009 yılında vizyona giren Beogradski Fantom adlı bir belgesel film bulunmaktadır. Belgesel, arşiv görüntüleri ve dönemin tanıklarının beyanlarını da içermektedir. Belgrad Hayaleti’ne Milutin Milošević hayat vermiştir. Filmin fragmanını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:



