İşkodra Gölü’nün Ortasında Bir Taş Yığını: Grmožur

Karadağ ve Arnavutluk’un arasında yer alan İşkodra Gölü’nün ortasında, suyun üstünde sakince duran küçücük bir ada var. Yerel halkın “Yılan Adası” dediği, tarihin ise “Karadağ’ın Alcatraz’ı” diye anmayı seçtiği yerin gerçek adı: Grmožur.

1840’larda Osmanlı İmparatorluğu burayı bir karakol olarak inşa ettiğinde, muhtemelen kimse daha sonradan buranın korkunç bir yere dönüşeceğini tahmin etmiyordu. Çünkü adanın Osmanlı Devleti’nin elinden çıkınca kaderi değişti. Kral Nikola burayı bir hapishaneye çevirdi. Öyle sıradan bir hapishane de değil… En azılı mahkûmlar, özellikle de yüzme bilmeyenler için seçilmiş bir yerdi burası. Çünkü kaçmak neredeyse imkânsızdı. Etrafı derin sularla çevriliydi ve kıyı uzaktı.

Anlatılanlara göre gardiyanlar bile sürekli adada kalmazdı. Mahkûmları bırakır, sandalla uzaklaşır, sadece yiyecek getirmek için geri gelirlerdi.

Ancak bir taraftan da rivayete göre şöyle bir kural vardı: Eğer bir mahkûm kaçmayı başarırsa, onu engelleyemeyen gardiyan, o mahkûmun yerine hapse atılıyordu. Bu yüzden de gardiyanlar adada olmadıkları zamanlarda da asla gözlerini adadan ayırmazlarmış.

1905’teki büyük bir depremden sonra duvarlar çatlıyor, surlar yıkılıyor ve hapishane bir daha eski haline dönemiyor. Depremden sonra terk edilen hapishane bugün ise adadaki bir taş yığını olarak varlığını sürdürüyor.