Geçen akşam Yugoslavya sinemasından 1973 yapımı Leptirica (Kelebek) isimli filmi izledim. Daha önce adını duymuştum bu filmin ama eski korku filmleri izlemeyi pek tercih etmediğim için izlemiyordum. Bu yüzden de beklentimi çok yükseltmeden izlemeyi tercih ettim.
Milovan Glišić’in bir öyküsünden uyarlanan filmde genel olarak köyde geçen bir vampir hikâyesinin anlatıldığını söyleyebilirim. Olay, bir köydeki eski değirmende gece çalışan insanların gizemli şekilde öldürülmesiyle başlıyor. Ama burada klasik Amerikan vampir filmlerindeki gibi teatral bir korku yok. Daha çok, “Bir şeyler ters gidiyor ama tam olarak ne?” hissi üzerinden ilerliyor.
Yönetmen Đorđe Kadijević, korkuyu büyük efektlerle değil; sessizlik, karanlık ve doğallık üzerinden kurmayı tercih etmiş. Özellikle orman sahneleri ve gece çekimleri gerçekten korkutucuydu benim için. Ama bazı sahnelerde bu mekanlardaki sessizlik filmin temposunun düşmesine de neden oluyor. Özellikle orta kısımda hikâye biraz gereksiz uzamış hissi verdi bana.
Oyunculara gelirsek; Petar Božović ve Mirjana Nikolić bence gayet doğal ve abartısız oynanmış. Ancak bazı yan karakterler biraz yüzeysel kalmış; onların hikâyeye daha fazla katkı sağlamasını beklerdim.

Filmde dikkat çeken şeylerden biri de yakın plan çekimler. Karakterlerin yüzündeki korkuyu doğrudan hissettiriyor. Değirmen sahnelerinde kullanılan sesler gerçekten gerilimi artırmış.
Yönetmen filmde “kelebek” metaforunu kullanmak istemiş ama bana göre hiç derinlemesine işleyememiş. Biraz daha geliştirilseydi, hikâyeyi daha etkileyici yapabilirdi. Ama gerçek hikayeyi okumadığım için bilemiyorum, belki hikayenin kendisinde de böyledir.
Dönemin şartlarına göre değerlendirecek olursam Leptirica, kusurları olan ama kendine has bir atmosfer kurmayı başarmış bir film. Çok hızlı akan ya da sürekli gerilim yükselten bir film değil; daha çok sabır isteyen, biraz durağan bir film. Köy atmosferindeki korku filmlerinden hoşlananlar için iyi bir tercih olabilir. Ama durağan filmlerden hoşlanmayanlar için etkileyici bir film olmayabilir diye düşünüyorum.



