İlk başta arka planda Tito’nun sesi duyulur; gençlere öğüt vermekte ve Gençlik Günü’nü kutlamaktadır. Bu arada, Birleşik Krallık bayrağı desenli bir gömlek giyen bir genç, adeta Tito’ya ve onun rejimine isyan edermiş gibi, dikkatsizce ve hunharca araba sürmektedir. Sonra bu gencin kim olduğunu öğreniriz. Suça erkenden bulaşmış, askerliği sırasında çıkardığı çok fazla sorun nedeniyle 8 ay boyunca askeri hapishanede yatmış ve kendini düzeltmeye hiç niyeti olmayan, bozuk bir İngilizce-Sırpça karışımı bir dil konuşan Stevan’dır bu. Daha filmin ilk 15 dakikasında, bir çiftin arabasını çalar, kendini soymaya çalışan genç sevgilileri öldürür ve polisten her şeye rağmen kurtulmayı başarır.

Bir komiserin de desteği sayesinde, yavaş yavaş suç dünyasında yükselen Steven, uyuşturucu ve kadın dolu aşırı haz odaklı hayat yaşar ve kısa sürede etrafında geniş bir çete toplamayı başarır. Ve biz seyirciler de başka bir filmde olsa, kahramanlarımızın savaşacağı bu kötü adamın yükselişini karman çorman bir şekilde izleriz.
Türkçeye “Gül Gibi Genç ve Sağlıklı” olarak çevrilebilecek ve Yugoslav Kara Dalgası’nın bir örneği olarak gösterilen Mlad i zdrav kao ruža Fransız Yeni Dalgası’ndan da birçok öge içermektedir. Doğrusal olmayan anlatımı ve olay örgüsüyle aynı anda ilerleyen ana karakterimizin monologları, Fransız Yeni Dalgası’ndan bu filmin aldığı özelliklerden birkaçı. Jovan Jovanovic yönetmenliğinde çekilen filmi ilginç kılan unsurlardan biri de filmin çoğunluğunun el kamerası ile çekilmesi, ki bu da filme ayrı bir estetik kazandırıyor. Kendimizi rezil bir suçlunun peşinden giden meraklı bir vatandaş ya da belgesel yapımcısı gibi hissediyoruz. Ayrıca bu film uzun süre Yugoslavya’da yasaklı kalmış, ama 2016 yılında 1911-1989 arasında çekilen en önemli 100 Yugoslav filmi arasında seçilmiş. Eğer filmin aşırı karışık anlatımına ve içindeki bazı rahatsız edici sayılabilecek sahnelerine dayanabilirseniz, bu filmi izlemenizi öneririm.



