Arda Sarıkaya

Korumasız Masumlar: Eskinin Yeniyle Açıklanışı

Yıl 1942. Belgrad ve tüm Yugoslav coğrafyası Almanlar ve müttefiklerinin kontrolü altında. Böyle bir ortamda Dragoljub Aleksić adında akrobatlık yapan bir metal işçisi Sırbistan’ın ilk sesli filmini yapmaya karar verir ve bu zorlu ortama rağmen bunu başarabilir de. Ancak filmin ünü sadece birkaç ay sürer. Nazi işgali sırasındaki sansürler engeller filmin daha çok bilinmesini, Komünist […]

Ah Bu Çingeneler: Karanlık Bir Yugoslav Masalı

Kuzey Vojvodina’da bulunan bir Roman yerleşimi. Yollar çamur, herkes gecekonduvari yapılarda yaşıyor ve sadece gününü idare edebilecek kadar kazanıyor. Artan bir para olursa da (en azından filmdeki karakterlere bakarsak) kumar ve içki masalarında harcanıp gidiyor. İşte bu kampta yaşayanlardan biri de Beli Bora Perjar adındaki orta yaşlı bir kaz tüyü satıcısı. Kiliselerden ve diğer yerlerden

Ölü Bir Liderin Gözünden Parçalanan Ülke: Tito İkinci Kez Sırpların Arasında

Mareşal Josip Broz Tito sıradan bir 1994 günü sonsuz uykusundan ünlü üniformasının içinde bir şekilde uyanır ve yattığı anıt mezarın önüne bir anda gelen arabaya biner. Amacı halkının ne düşündüğünü ve kurduğu ülkeye ne olduğunu öğrenmektir. Karşılaştığı herkes farklı bir şey belirtmektedir, ama birçok kişi durumdan memnun değildir: Biri onun en büyük hatasının yöneticileri de

Bizim Sesimiz de Duyulsun!

Biraz teknik bilgi, antene benzeyen bir direk ve aklına gelen herhangi bir konu… Belki fazla basitleştirdim ama bunlar (yasa dışı da olsa) bir amatör radyo kurmak için gerekli olan şeyler. Bugün izlediğim, 1970 yılında Krsto Papić’in Yugoslavya’nın kırsal kesimindeki korsan radyolar hakkında yaptığı 16 dakikalık “Nek se čuje i naš glas” belgeseli de benim bu

Karaula: Çöküşün Kısa Bir Provası

1980’lerin sonunda, hiçliğin ortasında bir sınır karakolu. Betondan bir kulübenin içinde yaşayan bir grup asker ve onların aksi ve huysuz komutanları, Boşnak Teğmen Safet Pašić, bulundukları ıssız dağdaki tek insan belirtisi. En yakın kasaba desen, bir köyden farksız. Bu ıssızlık, askeriyenin monotonluğuyla birleşince hayat haliyle çok sıkıcı oluyor, ki filmimizinana karakteri, Hırvat er ve de

Ko To Tamo Peva: Ölüme Doğru Trajikomik bir Otobüs Yolculuğu

Tarih 5 Nisan 1941. Güneşli bir cumartesi sabahı, bir grup insan hiçliğin ortasında onları Belgrad’a götürecek otobüsü bekliyor. Sürekli öksüren hasta bir adam Belgrad’da şifa bulacağını umuyor, huysuz bir savaş gazisi oğluna para götürmeye gidiyor, sesi pek de güzel olmayan bir şarkıcı bir restoranda iş bulacağına inanıyor ve Alman hayranı, aksi adam ile aşırı saf