Savaşın Ortasında, Bir Kamyon Kasasında…

1994’ün sonlarına doğru Bosna Savaşı en karanlık günlerini yaşıyordu. Saraybosna neredeyse dünyadan kopmuştu. Şehir kuşatma altındaydı; tepelerden durmadan ateş açılıyor, insanlar suya, ekmeğe, ilaca ulaşmak için her gün hayatlarını riske atıyordu. Yardımlar gizli tünellerden ya da ölümle burun buruna gelen konvoylarla içeri sokulabiliyordu.

Böyle bir atmosferde, Iron Maiden’ın solisti Bruce Dickinson akıl almaz bir karar verdi: Saraybosna’ya gidip konser vermek.

Olay bir askerin çabasıyla başladı. Birleşmiş Milletler adına bölgede görev yapan Trevor Gibson, şehirdeki gençlerin morale ihtiyacı olduğunu biliyordu. Bu yüzden Dickinson’a ulaştı. Dickinson ise o sıralarda Iron Maiden ile yollarını ayırmış, solo kariyerine odaklanmıştı. Etrafındakilerin tüm uyarılarına rağmen o, askerin bu teklifini kabul etti.

Şehir kuşatma altında olduğu için giriş çıkışlar çok tehlikeliydi. İlk başta helikopterle girmeyi düşündüler ama çok riskli olduğu için başka bir yol bulmaya karar verdiler. Bruce Dickinson, ekibiyle birlikte “The Serious Road Trip” adlı yardım organizasyonunun sarı kamyonuna saklanarak yola çıktı. Split üzerinden ilerleyen yolculuk, mayın tarlasında yürümek gibiydi. Aktif çatışma bölgelerinden geçip, kontrol noktalarında durduruldular. Dağ yollarında ilerlerken her an üzerlerine ateş açılabilirdi. Ancak neyse ki sağ salim şehre ulaştılar.

Şehre ulaşıldığında karşılaşılan manzara çok üzücüydü: Kurşun izleriyle delik deşik olmuş binalar, susuzlukla ve açlıkla mücadele eden insanlar…

14 Aralık 1994 gecesi, Saraybosna Kültür Merkezi’ndeki konser tüm imkânsızlıklara rağmen yapılabildi. Elektrik yoktu, sahnedeki ekipmanlar jeneratörlerle çalışıyordu. Salonda askerler, gençler, savaşın ortasında nefes almaya çalışan insanlar vardı.

Dickinson sahneye çıktığında söylediği unutulmaz cümle, gecenin ruhunu özetliyordu:
“Scream for me, Sarajevo!” Yani “Haykır Saraybosna!”

Bu olaydan yıllar sonra 2017’de çekilen Scream for Me Sarajevo belgeseli, o geceyi tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor: Tanıklıklar, görüntüler, anlatılanlar…

2019’da Saraybosna’ya yeniden davet edildiğinde, Dickinson’a “Fahri Vatandaş” unvanı verildi. Konuşmasında kendisine yakıştırılan kahramanlık sıfatını kabul etmedi. Gerçek kahramanların, tüm koşullara rağmen insan kalmayı başaran Saraybosnalılar olduğunu söyledi.

Dünyaca ünlü bir yıldızın, korkunç savaşı görmezden gelmemesi o dönem için de günümüz için de büyük önem taşıyor. Özellikle sanatçıların savaşlara ve haksızlıklara sessiz kalmamaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.