Bizim Sesimiz de Duyulsun!

Biraz teknik bilgi, antene benzeyen bir direk ve aklına gelen herhangi bir konu… Belki fazla basitleştirdim ama bunlar (yasa dışı da olsa) bir amatör radyo kurmak için gerekli olan şeyler.

Bugün izlediğim, 1970 yılında Krsto Papić’in Yugoslavya’nın kırsal kesimindeki korsan radyolar hakkında yaptığı 16 dakikalık “Nek se čuje i naš glas” belgeseli de benim bu düşüncemi kanıtlıyor gibi adeta.

Bu kısa belgeselde de yönetmen bizi radyoları işleten insanlarla tanıştırıyor ve kısaca neler yaptıklarını gösteriyor. Biri komşusuna şarkı söyletiyor, bir diğeri tüm yoldaşlarının çok daha fazla çalışması gerektiğini söylüyor, bir diğeri okulunun bando takımını yakınlardaki köye radyo yoluyla aktarıyor ve biri de eline aldığı Almanca kitabıyla kırsalda yaşayanlara Almanca öğretmeye çalışıyor.

Radyonun bu şekilde kullanımı her ne kadar pek zararlı gözükmese de filmde röportaj veren bir yetkili, bu radyoların aslında kötü olduklarını ve bunları kaldırmak için çabaladıklarını söylüyor.

İzlemekten büyük keyif aldığım Nek se čuje i naš glas (Bizim Sesimiz de Duyulsun!) belgeselini 15 dakika 15 saniye boşluğu olan herkesin izlemesini öneririm.