Yıl 1935. Yer, adı bilinmeyen bir Sırp kasabası. O kadar da yaşlı olmayan bir adam ölmek üzere; yanı başında sevdikleri ve de bir papaz var. Ancak filmin kahramanları ne o adam, ne yanı başındakiler, ne de papaz…. Biraz dışarı çıkınca adamın öldüğü odayı dürbünle seyreden sıska bir genç görürüz. İşte kahramanlarımızdan biri o: Mirko Topalović! Adam son nefesini verir vermez koşarak o odaya gider ve ölçü almaya başlar. Nedeni basittir, çünkü kendisi, hiç istemese de, bir cenazecidir.
Dahası, Mirko hâlâ hayatta olan ve altı nesildir bu işle uğraşan tuhaf bir ailenin üyesidir. Ki ailesiyle de kısa süre sonra tanışırız. Yaptığı bu işi beğenmeyen
babası, Laki Topalović’ten sopa yerken, bir anda büyükbaba Milutin Topalović gürültü yapıyor diye babayı dövmeye başlar. Bunun üzerine de büyükbaba kendi babasından, Aksentije Topalović’ten, benim babamı (dilsiz ve olabildiğince sağır Maksimilijan Topalović) uyandıracaksınız diye azar yemeye başlar. Ailedeki bu garip düzen ailenin 150 yaşındaki başı Pantelija Topalović’in ölümüyle değişir. Bir de başlarında, mezarlıktan tabut çalmalarına yardımcı olan Bili Piton belası vardır, çünkü ona ne zamandır borçlarını ödememektedirler.

Türkçeye Maraton Ailesi olarak çevirebileceğimiz ve bir hafta önce izlediğim bu kara komedi türündeki film, uyumsuz ve de birbirlerine sürekli kötü davranan ailenin trajikomik hikâyesini anlatır. İşleri ölümle ilgili olsa bile, istediklerinden daha fazla ölümle uğraşıp dururken bulurlar kendilerini. Filmin oyuncu kadrosu şahanedir. Ko to tamo peva filminde severek izlediğim ve o günden sonra da çok beğendiğim iki aktör, Pavle Vujisić ve de Varljivo leto ’68 filmindeki rolünü de oldukça beğendiğim Danilo Stojković, bu filmde de döktürmüş. Tabii diğer aktörler de güzel oynamışlar, ama favorim her zaman Vujisić ve Stojković ikilisi
olmuştur. Dušan Kovačević gibi usta bir kalemin elinden çıkan bu filmi, eğer kara komedi filmlerini seviyorsanız size öneririm.



