Karaula: Çöküşün Kısa Bir Provası

1980’lerin sonunda, hiçliğin ortasında bir sınır karakolu. Betondan bir kulübenin içinde yaşayan bir grup asker ve onların aksi ve huysuz komutanları, Boşnak Teğmen Safet Pašić, bulundukları ıssız dağdaki tek insan belirtisi.

En yakın kasaba desen, bir köyden farksız. Bu ıssızlık, askeriyenin monotonluğuyla birleşince hayat haliyle çok sıkıcı oluyor, ki filmimizin
ana karakteri, Hırvat er ve de doktor Siniša Sirisčević de çok bariz bir şekilde bu durumdan sıkılmış durumda. Boş vaktini en yakın arkadaşı ve bir başka er (büyük ihtimalle ağır psikolojik sorunları olan ve aynı şekilde uyuşturucu bağımlısı) Belgradlı Ljuba Paunović ile geçiren Sirisčević’in düzeni Teğmen Pašić’in onu gizlice odasına çağırmasıyla değişir.

Teğmen Pašić birkaç gece önce ilişkiye girdiği bir kadından frengi kapmıştır ve bu hastalığı Sirisčević’in yardımıyla kimsenin haberi olmadan çözmek ister. Hele ki özellikle eşinin. Teğmenin hastalıktan kurtulması için üç hafta lazımdır ve kendisinin karakolda kalması için bir bahane uydurması gereklidir. Bahanesi ise final sahnesinde kargaşayı başlatan şey olur: “Arnavutlar saldırıya hazırlanıyor.”

Geçen ay izlediğim bu 2006 yapımı film, eski Yugoslav coğrafyası için önemli bir özelliğe sahip. Bütün eski Yugoslav cumhuriyetlerinin, eski ülkelerinin yıkılışından beri ortak olarak yaptığı ilk film özelliğini taşıyor Karaula. Yugoslavya’nın yıkılmasına az bir süre kalan bir zamanda geçen bu film, bana ve internette araştırdığım kadarıyla birçok kişiye göre, aslında Yugoslavya’nın yıkılışı konusunda adeta bir alegori.

Tito’nun ölüm yıl dönümünün yaklaşması filmde sürekli bahsedilen olaylardan biri. Aynı şekilde özellikle filmin sonralarına doğru bu alegori zirve noktaya ulaşıyor ve Yugoslavya’nın yıkılışının ardındaki kaos ve kan gölü daha minik bir şekilde prova ediliyor.

Oyunculuklara gelecek olursak, filmdeki tüm oyuncular oldukça iyi. Zaten Teğmen Pašić efsanevi Boşnak oyuncu Emir Hadžihafizbegović tarafından canlandırılıyor ve bazı kaynaklara göre aslında Macar asıllı olması planlanan karakol komutanı sırf Hadžihafizbegović oynayabilsin diye Boşnak yapılmış.

Bunun yanı sıra, Sergej Trifunović tarafından canlandırılan, askerlikten kurtulmak için her şeyi deneyen ve filmin finalindeki kargaşanın nedenlerinden biri olan Ljuba Paunović karakteri de sevdiğim karakterler arasındaydı.

Filmin şarkılarından da söz etmek isterim: Bence gayet güzeller, ama Ko To Tamo Peva filmindeki şarkıların aksine tekrar tekrar dinlemeyi istediğim şarkılardan değil. Kısacası, bu güzel Balkan filmini Balkanların o değişik havasına alışkın herkese önerebilirim.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir