Sanat

Balkan Sinemasının Kara Mizah Örneği: Maraton Ailesi

Eğer kara mizah seviyorsanız ve Maraton Ailesi (Maratonci Trce Pocasni Krug) filmini izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir. 1982 yapımı bu Yugoslav sinemasının efsane filmi, izlediğim andan itibaren favori listemin en üst sıralarına yerleşti. Yönetmen Slobodan Šijan, öyle bir dünya kurmuş ki hem 1930’ların savaş öncesi gerginliğini hissediyorsunuz hem de Topalovic ailesinin absürt hayatına kahkahalarla gülüyorsunuz. […]

İvo Andriç ve Drina Köprüsü: Balkanların Hafızası

İvo Andriç ve Drina Köprüsü: Balkanların Hafızası Edebiyat dünyasında bazı eserler vardır ki yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmaz; bir coğrafyanın ruhunu, insanların kaderini ve zamanın ağır akışını da sayfalarına taşır. Nobel ödüllü yazar İvo Andriç’in başyapıtı Drina Köprüsü tam olarak böyle bir romandır. Bu eser, Balkanlar’ın yüzyıllar boyunca yaşadığı kültürel karşılaşmaları, savaşları ve dönüşümleri tek

Bulgar Çalgasıyla Mantığı Bir Kenara Bırakmak

Benden Bulgaristan‘ın “çalga” müziği hakkında yazı yazmamı istediler: Ama ben böyle “müzik kritiği yapayım, sosyolojik analiz kasayım” falan diye girersem bu yazıya işin içinden çıkamam. Çünkü çalga analiz edilmez, çalga yaşanır. O ilk ritim vurduğu an, hani o sipsinin feryat figan başladığı, darbukanın insanın ciğerine işlediği o saniye var ya… İşte orada beyin devre dışı

Tjentište Anıtı’nın Hissettirdikleri: Brütalizm ve Sanat

İki yıl önceki Bosna Hersek gezimde ilk durağım elbette Saraybosna‘ydı ancak internette fotoğraflarını gördüğüm Tjentište Anıtı da brütalizm meraklısı bir mimar olarak uzun süredir görmek istediğim bir eserdi. Saraybosna’dan sabah erken saatlerde yola çıktık. Şehirden uzaklaştıkça manzara değişmeye başladı. Beton binaların yerini yavaş yavaş dağlar, ormanlar ve derin vadiler aldı. Bosna Hersek’in muhteşem doğasında yaptığımız

Güneş Tepedeyken (Zvizdan): Aşkın, Savaşın ve Nefretin Gölgesinde Kalan Üç Hikâye

Bazen bir film izlersin ve bittiğinde uzun süre etkisinden çıkamazsın. Zvizdan benim için tam olarak böyle bir film. Türkiye’de “Güneş Tepedeyken” adıyla biliniyor ve bence bu isim filmin ruhunu çok iyi yakalıyor. Çünkü filmde güneş bir sembol olarak kullanılmış. Ama bu sıcaklık, umut veren bir şey olmaktan çok, yakıcı bir gerçekliği temsil ediyor. Film aslında

Kilim Dokumacılığında Kafa Karışıklığı: Pirot Kilimi mi Şarköy Kilimi mi?

Sırbistan’ın güneydoğusundaki Pirot ilçesinde doğmasına rağmen Pirot kilimleri neden Şarköy kilimi olarak pazarlanıyor? Bu kilimleri üretenler bizim Tekirdağ Şarköylüler mi yoksa Pirotlular mı? Kafanız karışmasın şimdi açıklıyorum şu Şarköy meselesini: İstanbul’u Orta Avrupa’ya bağlayan hat üzerinde yer alan Pirot’un Osmanlı zamanındaki adı Şarköy’müş, bu yüzden bu kilimler “Şarköy kilimi” adıyla da anılıyor. Bazı satıcılar kilimleri

Bir Konserde Ortalığı Karıştıran Saraybosnalı Rock Grubu: Zabranjeno Pušenje

Bir Konserde Ortalığı Karıştıran Saraybosnalı Rock Grubu: Zabranjeno Pušenje

Balkan Rock dediğimizde aklımıza gelen ilk isimlerden biri 1980’de Saraybosna‘da kurulan Zabranjeno Pušenje‘dir. Grubun ismi Türkçede “Sigara içmek yasaktır.” anlamına gelir. Çok eski bir grup olduğu için elbette grubun üyeleri zamanla değişmiştir. Ancak vokalist ve gitarist Sejo Sexon, baterist Branko Trajkov, gitarist Toni Lović, basçı Dejan Orešković ve kemancı ve klavyeci Robert Boldižar’la günümüzde varlığını

99 Kubbesiyle Çok Tartışılan Priştine’deki Kosova Milli Kütüphanesi

Kosova’yı ziyaret ettiğimde ilgimi en çok çeken yapı Kosova’nın başkenti Priştine’de yer alan Kosova Milli Kütüphanesi’ydi. Balkanlar’daki en ilginç ve tartışmalı mimari tasarımlardan biri olan bu bina hakkında yıllardır konuşuluyor. Onu en çirkin mimari yapılar arasında bile gösteriyorlar ancak sıra dışı tasarımıyla konuşulmaya ve tartışılmaya değer olduğunu söyleyebilirim. Kütüphane, Hırvat mimar Andrija Mutnjaković tarafından tasarlanmış

Milorad Paviç’in Hazar Sözlüğü’ndeki Gizemli Prenses Ateh

Sırp yazar Milorad Paviç’in dünya edebiyatında devrim yaratan eseri “Hazar Sözlüğü“, mutlaka okunması gereken, alışık olduğumuz romanlardan çok farklı bir kitaptır. Çünkü o bir hikayeyi baştan sona anlatmak yerine, bir sözlük gibi tasarlamıştır. Kitap temelde üç ana bölümden oluşuyor: Hristiyan bakış açısını temsil eden Kırmızı Kitap, Musevi bakış açısını anlatan Sarı Kitap ve Müslüman bakış

Türkiye ve Balkanlar’ın Vazgeçilmez Düğün Müziği: Tallava

Eğer Türkiye’de ya da Balkanlar’da herhangi bir düğününe gittiyseniz muhtemelen Tallava ile tanışmışsındır. Aslında bu, kökeni Kosova ve Kuzey Makedonya’ya dayanan, özellikle Roman müzik grupları tarafından dünyaya yayılan eğlenceli bir müzik türüdür. 1980’li ve 90’lı yıllarda sokak düğünlerinde doğan bu müzik, ilk başlarda sadece düğünlerin, sünnetlerin ve mahalle kutlamalarının olmazsa olmazıydı. O zamanlar (ki şimdi